DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.
Bakırhan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
"KÜRTLER YOK SAYILMAYA İTİRAZ EDİYOR"
2026’da dünyanın birçok yerinde sarsıcı gelişmelere şahitlik ediyoruz. Özellikle Rojava’da Kürtleri ve bölgeyi ilgilendiren çok önemli günler yaşıyoruz. Halep’te Kürtlerin yaşadığı iki mahalleye yönelik başlayan saldırılar, katliama, zorla göçe ve kuşatmaya dönüştü. Bu saldırı dalgasına karşı dünyanın dört bir yanında Rojava’yla dayanışma eylemleri günlerdir devam ediyor. Ve bu eylemler beraberinde “Kürtler neden itiraz ediyor, Kürtler ne istiyor?” sorularını da getirdi. Bu soruların yanıtı son yüz yılda Kürtlerin inkârı üzerine kurulan siyasi düzende saklıdır. Kürtlerin itirazı yüzyıldır dayatılan yok saymaya ve statüsüzlüğe yöneliktir. Kürtler bugüne kadar bulundukları ülkelerin tarihinde; savaş, kriz, güvenlik tehdidi olduğunda yaşadıkları halklarla birlikte sahada omuz omuza durdular; bedel ödediler, direndiler ve sürekli dengeyi birlikte yaşadıkları halkların lehine değiştirdiler. Ama yeni bir düzen kurma vakti geldiğinde, aynı Kürt varlığı bir anda “stratejik tehdit ve siyasi yük” olarak görüldü ve ilan edildi. Dün can simidi denilen halk, ertesi gün tehdit odağı haline getirildi. Kürtler sahada hayatını riske atıp masada yok sayılmaya itiraz ediyor. Komplolar ve hileler bitsin diyor. Kürtler yaşadıkları devletlerde komplo kurbanları olarak değil, eşit yurttaş olarak yaşamak istiyor. Dilini konuşmak, kimliğini yaşamak, kültürünü korumak, varlığının tanınmasını görmek istiyor.
"ROJAVA KÜRTLERİN GÖZ BEBEĞİ"
6 Ocak’tan bu yana Rojava’da büyük bir insanlık direnişi sergileniyor. Dünya şu gerçeği net olarak anladı: Rojava Kürtlerin göz bebeğidir. Kürt halkı ve dostları dünyanın her yerinde Rojava için itiraz etti, sokakları ve alanları doldurdu. Kürt halkı bu iradesiyle Ulusal Birlik ruhunu tarihte hiç olmadığı kadar yükseğe çıkarmıştır. Günlerdir alanlarda “Yeke yeke, gele Kurd yeke” sloganı artık ulusal birlik ruhunun ne kadar gerekli olduğunu gösteren bir bilince dönüşmüştür. Ve bu bilincin siyasi iradeye dönüşmesi için Kürt siyasetçilerine ve kurumlarına büyük bir sorumluluk düşmektedir. Zaman, yüz yıllık kölelik dayatmasına karşı yüz yıllık özgürlüğü kazandıracak Kürt Ulusal Birliğini sağlama zamanıdır. Şimdi tüm parti ve hareketler, sokakta, meydanda ortaya çıkan ulusal ruhu ulusal birlikle taçlanmalıdır.
BAHÇELİ'NİN SÖZLERİNE DESTEK
Türkiye enerjisini artık Şam'a değil Ankara'ya harcamalı. Ankara çözümüne odaklanmalı. Ankara çözümü domino etkisi yaratır. İktidarın elinde artık Suriye eksenli güvenlik kaygılarının bir temeli kalmadı. Artık somut ve güven verici adımlar konusunda kimsenin bahanesi kalmadı. Kürtlere hak, Türkiye'ye demokrasiyi sağlayacak hukuki çalışmalar artık devreye alınmalı. Bizden önce bu kürsüde sayın Bahçeli konuştu. Bahçeli’nin sözünü ettiği umut hakkı, kayyım utancından kurtulmuş ve siyasi tutsakların kurtulduğu bir Türkiye bizim için de değerlidir. Sayın Bahçeli’nin muhatabı iktidardır. İktidar, Bahçeli’nin bu değerli tespitleri için gecikmeden adım atmalıdır."